14 Ekim 2018 Pazar

2018-2019 NBA Sezonuna Genel Bir Bakış


2018-2019 NBA sezonu 16 Ekim günü başlıyor. Sezon başlamadan önce herhangi bir takım veya konferans ayrımı yapmadan genel bir bakış yapacağım. Bu sezon hangi takımları dikkatle izlememiz gerektiğinden, hangi takımın şampiyon olacağına kadar tahminlerde bulunacağım.


NBA'nin son 4 sezonuna baktığımızda iki takımın öne çıktığını görüyoruz. Bu takımlar: Golden State Warriors ve Cleveland Cavaliers. Zaten son 4 sezonun şampiyonları bu takımlar oldu. Fakat bu sene bir farklılık var. Bu sezon Cleveland Cavaliers bırakın öne çıkmayı, play-off yapıp yapmayacağı bile belli değil. Tabii ki bunun en büyük nedeni LeBron James'in Los Angeles Lakers takımıyla sözleşme imzalanması. Cleveland sadece takımın en iyi oyuncusunu değil ligin en iyi oyuncusunu kaybetti ve onlar artık 7. veya 8. sıradan play-off zorlayan bir takım oldular.

Son 4 sezonda 3 defa mutlu sona ulaşan Golden State Warriors ise hala şampiyonluğun en büyük adayı hatta kimilerine göre şimdiden şampiyon. Kadrosundaki süper yıldızlar yetmiyormuş gibi ligin en önemli uzunlarından olan DeMarcus Cousins ile sözleşme imzaladılar. Yer aldıkları konferans olan Batı Konferansına önemli yıldızlar geçmiş olsa bile karşılarında durabilecekleri takım sayısı çok az. 

Onlardan biri Houston Rockets. Geçen sene son maçta art arda 27 üçlük kaçıran takım... 

7 Ekim 2018 Pazar

Houston Rockets: O Sene Bu Sene

NBA 2018-2019 sezonunun başlamasına tam 10 gün kaldı. LeBron James artık Batı'da. Kawhi Leonard takaslanarak Toronto Raptors'a gitti. Jimmy Butler ise daha sezon başlamadan takasını istedi. Golden State Warriors ise diğer takımların yaptıklarını umursamadan yola devam ediyor. Hala şampiyonluğun en büyük favorisi hatta bazıları için şimdiden bu sezonun şampiyonu. Geçen sene onları en çok zorlayan takım olan Houston Rockets ise Jimmy Butler için pusuda. Bu yazıda sezon başlamadan önce Houston Rockets'ı değerlendireceğim. Ne yaptılar, ne yapacaklar ve şampiyon olabilecekler mi?



En İyi Yaptıkları Şeyi Yapamadılar

Geçen sene Houston Rockets için hızlı başlamıştı. Süper yıldızları Houston Rockets'in yanına Chris Paul'u katmışlardı. Herkes bu ikili bir arada oynayabilir mi diye sorarken onlar sahada cevapları vermişlerdi. Takım makine gibi işliyordu ve ikisi de her maç yıldızlaşıyordu. Clint Capela'nın ve diğer oyuncularında onlara katılmasıyla birlikte ligi Golden State Warriors'un önünde lider tamamlamışlardı. Artık herkes bir konuda aynı fikirdeydi. Warriors'u biri elecekse o Houston Rockets'tan başkası olamazdı. Mike D'antoni'nin tanımladığı mağara adamı basketboluyla GSW karşısında seride 3-2 öne geçmişlerdi fakat Chris Paul için her sene olan şey tekrar gerçekleşti ve Paul sakatlandı. Paul'un bundan sonraki maçlarda oynayamayacağı açıklandı. 6. maç GSW üstünlüğü ile geçerek seri son maça Houston'a taşınmıştı. Houston önde götürdüğü maçta arka arkaya kaçırdığı 27 üçlük ile maçı ve seriyi kaybetti. Uzun zaman sonra şampiyonluğa en çok yaklaştıklarında en iyi yaptıkları şeyi yapamadıkları için elenmişlerdi. Son zamanların en çok üçlük isabeti bulan takımı arka arkaya 27 üçlük kaçırmıştı. En iyi oldukları şeyi yapamamaları... Her şey biraz şans ile alakalı değil midir zaten?

                               
Sezon Öncesi Ne Yaptılar?

Bu sezon başlamadan önce geçen sezon takasla takıma kattıkları Chris Paul ile ilgili bir karar vermeleri lazımdı. Şampiyon olmaya en çok yaklaştıran ve aynı zamanda sakatlığı nedeniyle şampiyonluktan onları uzaklaştıran C. Paul, Houston'dan maksimum kontrat istiyordu. Houston Rockets yöneticileri 33 yaşında olan ve sakatlıkları bulunan C. Paul'un takımdan kalmasına yana karar aldı ve C. Paul'la 4 sezonluk 160 milyon değerinde kontrat imzaladılar.

Clint Capela ise sezon öncesinde sınırlı serbest olmuştu. Clint Capela'da 5 yıllık sözleşme için 100 milyon dolar değerinde kontrat istedi. Houston ilk başta Clint Capela'ya 60 milyonluk teklif götürse de Clint Capela'nın en son karar kıldığı meblağ olan 90 milyonda kontratı yaptılar.

Sokamadığı üçlüklerde final serisinde saç baş yolduran Trevor Ariza ise Phoenix Suns ile anlaştı. Diğer yan parçalardan olan Luc Richard Mbah a Moute ise Los Angeles Clippers'in yolunu tuttu. Ryan Anderson'ı takaslayarak o yüklü kontrattan bir nevi kurtuldular. Sezon ortasında kadroya katılan Gerald Green ile yeniden anlaştılar fakat uzun süre gündemde yer alan hamleleri Carmelo Anthony hamlesiydi.

Bir zamanların süper yıldızı olan fakat günümüzde birçok kişi tarafından yetersiz görülen Carmelo Anthony takıma katıldı. Bu durumu birçok kişi eleştirdi. Fakat takımın süper yıldızları olan Harden ve C. Paul hem de diğer oyuncular, Carmelo'ya destek verdi. Hatta Chris Paul destekten öteye giderek "Carmelo'yu eleştirenlerde beyin yok" şeklinde açıklama yaptı.
                                 

Ne Yapacaklar? Şampiyon Olabilecekler Mi?

Houston Rockets'i geçen sene başarıya götüren kadro bozulmadı hatta önümüzdeki 3-4 sene daha bozulmamak üzere kontratlar imzalandı. Bu kadro peki bu sene geçen sene aşamadığı GSW engelini aşabilecek mi? 

Bir Houston Rockets taraftarı olarak bu soruya evet cevabı vermek isterdim ama biraz temkinliyim. GSW geçen seneye oranla daha da güçlendi. LeBron James artık Batı'da ve Houston'a rakip olabilecek potansiyeldeler. Doğu'da ise Boston Celtics gibi bir gerçek ortaya çıktı. Fakat Houston'un tüm takımları ve engelleri aşabilecek bir çözüme ulaşmaları oldukça yakın.

Jimmy Butler daha sezon başlamadan Minnesota Timberwolves'ten takasını istedi. Minnesota'da ki ortamın kendisine uygun olmadığını, etrafında savaşan adamların olmasını istediğini belirtti. Gerçekten de Butler için bu hayatta en önemli şey etrafında savaşan adamların olması olabilir. Her gece çıktığı maçlara son maçıymış gibi oynayan biri için gerçekten bu durum önemlidir. Butler sahada kan, ter ve gözyaşı ister ve asla geriye bakmaz. Verdiği bir röportajda "Ben asla geriye bakmam. Bu yüzden arabamdan dikiz aynasını söktüm" diyen bir adamdan bunun dışında bir şey beklenmezdi. (Olayın doğru olduğu ortaya çıktı. Bu yüzden ceza aldı.) Bu nedenlerden dolayı takasını istedi ve gitmek istediği takımları söyledi. Fakat bu takımların arasında Houston Rockets yok. 

Eğer NBA takip ediyorsanız size Darly Morey'i anlatmama gerek yok. Her zaman pusudadır ve şapkadan tavşan çıkarır. Tam olarak şu anda da aynısı yapıyor. Jimmy Butler için pusuda ve her an şapkadan tavşan çıkarabilir. Bir fırsat oluştuğunda Jimmy Butler için takasa girecektir. Daha sonrasında zaten olay basitleşecektir. Carmelo Anthony gibi artık değersiz bir oyuncuyu bile sahiplenen Houston Rockets oyuncuları, Jimmy Butler gibi bir yıldızın şampiyonluk için oynamaya ikna edecektir.

Peki Jimmy Butler geldiğinde ne olacak? Houston Rockets rakipsiz olacak. Harden-Paul-Butler-Tucker dörtlüsünün yanına koyacağınız herhangi bir oyuncuyla Houston takımını düşünün. Bu kadro 1 numaradan 5 numaraya kadar switch yapabilecek ve her rakibi durdurabilecek duruma gelecektir. GSW oyununa panzehir olacaklar. Boston Celtics için savunulacak daha fazla oyuncu konumuna gelecekler. Bi de şansları yanında oldu mu onları kimse durduramayacak.

Houston Rockets koçu Mike D'Antoni, Jimmy Butler'in takıma gelip gelmeyeceği belli olmadan önce bile tek başarının şampiyonluk olduğunu söyledi. Houston Rockets geçen sezon yarım bıraktığı işi bitirme peşinde. Jimmy Butler ise bu takıma katılırsa eğer bu işin çoktan bittiğini söyleyebiliriz.

6 Ekim 2018 Cumartesi

Tekrardan Yazmaya Başlıyorum

Bu yazıda neden önceden blog açtığımı, neden yazı yazmayı bıraktığımı ve tekrardan neden aktif olarak yazmaya başlayacağımı anlatacağım. Böyle bir yazıyı okumak istiyorsanız çaylarınızı alın. Başlıyorum.

Bi de yazıyı okurken bu şarkıyı dinleyebilirsiniz


Zamanında neden blog açtığımın sorusunun cevabı aslında çok basit. Yeni medyanın en önemli aracının altın çağıydı. Herkes kendi ilgi alanlarıyla alakalı bloglar açıyordu. Ben de bu durumu gördüğümde basketbol ile alakalı bir blog açmak istedim. Benden daha önce blog açmış kişilere mail attığımda da onlar da bana destek oldu. Ben de neden olmasın diyerek bu blogu açtım ve özellikle NBA ile alakalı bol bol yazı yazdım.

I love this game.

Üniversite sınavına gireceğim dönemde blogda çok fazla yazı yayınlayamadım ve bu dönemde birçok blog sahibi de yazı yazmayı bıraktı. Blog açmamı sağlayan Ali Ece artık Total Futbol'a yazı yazmıyordu. Okumaktan büyük bir zevk aldığım diğer blog sahipleri de bir anda yazı yazmayı bıraktı çünkü onlar artık ana akım medyada kendilerine yer bulmuşlardı. Aynı zamanda çağ artık blog çağı değildi. Sosyal medya çağıydı. İnsanlara blog yazdığımı söylediğimde neden blog yazıyorsun ki artık blog kalmadı şeklinde garip cümleleriyle karşılaşıyordum. Bu durumu ilk başta umursamasam da Facebook ve Twitter'da oluşturduğum basketbol sayfaları böyle düşünenlerin haklı olduğunu gösterdi. Çünkü sosyal medyadaki basketbol sayfalarımı takip edenlerin sayısı her gün hızla artarken blogumu okuyan kişi sayısı da bir o kadar azalıyordu. Üniversitesi sınavını bahane ederek ben de blog yazmayı bıraktım.


Peki neden blogda yazı yazmaya tekrardan başlıyorum. Sosyal medyanın çağı bitti de blogların çağı tekrardan mı başladı? Tabii de hayır. Sosyal medya altın dönemini yaşamaya daha devam edecek. Hatta bu altın çağın içinde bilindik sosyal medya mecralarının yerini başka sosyal medya mecraları alacak. Çünkü Z jenerasyonun hepimizden farklı bir sosyalleşme anlayışları var. Garip taklitler yaparak birbirleriyle iletişim kuran jenerasyondan bahsediyorum. Biz geleneksel olarak adlandırılan şeyleri yaşarken, yaparken veya gözlemlerken onlar tamamen bu dünyanın içine doğdular. Onlar ne istiyorsa o olacak. 
nba ile ilgili görsel sonucu

Neden tekrardan blogda yazı yazacağımı anlatırken neden yeni medyadan bahsettiğimin cevabı da aslında bu konuyla alakalı. Yeni Medya alanında yüksek lisans yapmaya başladım ve aldığım derslerden birinde hocamız blog açmamızı istedi. Ben de bu durumu bahane ederek ihmal ettiğim bloguma geri dönüyorum. Çünkü artık kendimi emojilerle, kısa kelimelerle anlatmak istemiyorum. 

Bu blogda her pazar NBA ile alakalı uzun uzun yazılar göreceksiniz. Merak etmeyin arada sırada hafta içi de yazılar paylaşacağım. Görüşlerinizi yorum olarak bırakmayı unutmayın. 

26 Ekim 2015 Pazartesi

Bir Değişim Hikayesi: James Harden

James Harden, Oklahoma City Thunder’da oynarken 2012 yılında NBA Yılın Altıncı Adamı ödülünü kazanıp, takımının NBA finallerinde oynamasına büyük katkı sağlamıştı fakat finallerde kaybolarak, takımının şampiyon olamamasını da sağlamıştı. Houston Rockets’ta büyük değişim göstererek, altıncı adamlıktan lider oyuncuya dönüşen Harden, takımını şampiyon yapabilecek bir karakterde mi?


İnsanlara, James Harden’in 2009  NBA Seçimleri’nde Oklahoma City Thunder tarafından seçilip Houston’a takas edilmesine kadar geçen sürede Harden’la ilgili ne hatırlıyorsunuz diye sorsak insanların cevapları: ‘‘Sakallı olması, 2012 Yaz Olimpiyatları’nda ABD- Nijerya maçında 5 metre yana kayışı ve önemli maçlarda kaybolması’’ şeklinde olur.

2011-2012 sezonunda Oklahoma City Thunder’in NBA Finallerine çıkıp şampiyon olamamasının sebebi olarak James Harden gösterilmişti. OKC’nin genel menajeri Sam Presti’de takımın diğer ana parçaları olan Durant, Westbrook ve Ibaka’ya uzun süreli ve yüklü kontratlar vermesine rağmen Harden’a bu lüksü tanımamıştı ve 2012-2013 NBA sezonunun başlamasına birkaç gün kala OKC Thunder, Harden’i Houston’a takas etmişti. Houston Rockets, Yao ve T-Mac sonrasında ilk önemli süper yıldız oyuncusunu bulduğunu düşünüp Harden’a maksimum kontrat vermişti. Bundan sonra bazı kesim Harden’in süper yıldız olmadığını dile getirmişti. Harden’in bu kontratı hak ettiğini gösterip, kendini süper yıldız olmadığını düşünen kişilere cevap vermesi gerekiyordu. Bunu da sezonun ilk üç maçında 35.3 sayı- 6.3 asist- 6.3 ribaunt ortalamaları tutturarak Batı’da  Haftanın En İyi Oyuncusu seçilerek göstermişti. Harden süper yıldız olduğunu sonraki maçlarda da göstererek, yanına bir tane daha süper yıldız alındığında Houston’u şampiyon yapabilecek bir oyuncu olduğunu herkese kanıtlamıştı.



Houston taraftarı 2012-2013 ve 2013-2014 sezonlarını Harden’in mükemmel oynayışını ve takımın play-off’un ilk turunda elenmesi görerek geçirdi. Fakat 2014-2015 sezonunda her şey değişmişti. Harden sakalını mı kesmişti? Hayır, Harden hala sakallıydı. Fakat artık kendisi milleti uzağa gönderiyordu. Bunun en net örneği de Lebron James’i tabiri caizse pazara göndermesiydi. En önemlisi artık önemli maçlarda kaybolmayıp, sorumluluk alıyordu. Yanında Howard, J. Smith gibi süper yıldızlar vardı ve şampiyon olmak istiyordu. Fakat buna kimse ihtimal vermiyordu. Hatta bazıları sezon başında Houston’un play-off yapamayacağını bile söylemişti. Rockets'ta geçen sezon başında Dwight Howard ve Donatas Motiejunas sakatlanmıştı. Arkasından  Terrence Jones ve Patrick Beverley sakat kadro listesine eklenmişti. James Harden böyle bir ortamda takımın dümenine geçip NBA tarihinin en zor grubunda takımını 1. yapıp, takımının Batı konferansını da 2. bitirmesini sağlamıştı. Artık şampiyon olmak istediğini gösteriyordu sadece oyunuyla değil karakteriyle. Harden gibi birisinin bir oyuncuya tekme atabileceğini hiç aklınıza gelir miydi? Evet attı. Hem de Lebron James’e. Bunun sonucunda NBA tarafından bir maçlık ceza aldı fakat bu hiç önemli değildi. O mesajını vermişti. Artık umursamaz değildi. Takımını şampiyon yapabilmek için gerekirse kavgaya bile vardı.

Harden takımının sorumluğunu alıp takımını Play-Off’lara taşımıştı ama Howard sakatlık etkisinden tam olarak kurtulamamıştı ve hala D-Mo, Terrence Jones ve Beverley sakattı. Böyle bir ortamda bile takımını Batı Finallerine çıkıp, 2014-2015 sezonun en büyük favorisi olan ve sonrasında şampiyon olacak Golden State Warriors’u Batı Finallerinde zorlamıştı.


Harden, geçen sezonu 27.4 sayı, 7 asist ve 5.7 ribaund ortalamasıyla bitirdi. Takımının tüm önemli parçalarının sakat olduğu, kimse size şans vermezken takımınızı Batı Konferansı’nda 2. bitirmesini sağladığınızda MVP ödülünü almanız gerekmektedir. Herkes bu fikirde bulunurken, ödülü Golden State Warriors’ta Harden kadar bir olağanüstü sezon geçiren Curry kazanmıştı. Fakat Curry’nin Harden’dan farkı takımındaki tüm ana parçaların sağlam bir şekilde oynamasıydı. Harden takımını tek başına taşırken, Curry onun kadar mükemmel oynayan takımının diğer ana parçalarıyla takımını taşımıştı.

Curry ve Harden'in geçen sezonki istatistiklerini ve kazandıkları miktarı görmektesiniz.

Harden, Play-Off başladığı için ve takımının kendisinden daha önemli olduğunu bildiği için bu durumu eleştiren bir görüş belirtmemişti. Fakat yeni sezona az bir süre kala Harden, nba.com’a verdiği demeçte “Ligin en değerli oyuncusu ödülünü alması gereken bendim. Daha fazlasını yapamayacağımı mı düşünüyorsunuz? Sadece bekleyin. Size göstereceğim. Ben bu ligin en iyi oyuncusuyum.” ifadelerini kullanarak rakiplerine meydan okudu.

Harden, Houston’a geldiğinden beri çok büyük değişim gösterdi. Artık ligin en iyi 2 numarası ve ligin en iyi oyuncularından biri. Harden, medyada çok fazla ön planda. Sadece oyunculuğuyla değil. Harden yaptığı sponsorluk anlaşmaları ve birlikte olduğu kadın sebebiyle de medyanın ilgisini çekiyor. Kendi oyununu ligin en üst seviyesine taşıdı. Durant’le birlikte ligin durdurulamaz iki oyuncusundan biri.


NBA tarihinde bir çok oyuncu olağanüstü yeteneklere sahip olmasına rağmen karakteri nedeniyle şampiyon olamadılar. Peki Harden’in karakteri takımını şampiyon yapmaya müsait mi? OKC Thunder dönemindeki Harden için sorsanız cevabım kesinlikle hayır olurdu ama Houston’daki Harden için cevabım kesinlikle evet. Artık rakibine tekme atmaktan çekinmeyen, kavga etmeye hazır bir Harden var karşımızda. Geçen sezonu ‘‘kan ve gözyaşıyla doluydu’’ diye nitelemesi de bunun en büyük göstergesi.  Harden, ligin en iyisi olduğunu herkese göstermek için şampiyonluk yüzüğünü takmak zorunda olduğunun bilincinde. Eğer takımın ana parçaları sakatlanmazsa bu sezon Harden'in Houston'u şampiyon yaptığını görebiliriz.